Bugün “Sevgililer Günü”yle ilgili birkaç kelime yazmak istiyorum. Malum, Katolikler’de Valentine’s Day diye bilinen 14 Şubat günü küreselleşmenin bir başka boyutu olsa gerek, Müslüman ülkelerde de “Sevgililer Günü” olarak kutlanmaya başladı, gittikçe de yaygınlaşıyor.
14 Şubat günü Türkiye genelinde geçen sene 1,2 milyonun üzerinde kırmızı gül satıldığını duyduğumda yadırgamadım. Çiçekçiler adına sevindim de. Ama bastıran kış şartlarının çiçekçileri olumsuz etkilediği için üzüldüm. Çünkü bir yıldır bugüne hazırlanıyorlardı.
Hayretimi mucip olan bir diğer husus da, aynı gün Ortodoks mezhebine mensup tanıdığım bir Hıristiyan’a, Valentine’s Day’da ne yaptığını sorduğumda, “14 Şubat bizim günümüz değil, o Katolikler’in günüdür” diyerek 14 Şubat’ı kutlamadığını söylemesiydi. Hayretimi mucip olmuştu çünkü 14 Şubat’ı Hıristiyan olduğu halde mezhep ayrılığından dolayı Ortodokslar bile kutlamazken, çok sayıda, Müslüman o gün elinde kırmızı güllerle günün gereğini yerine getiriyordu!
Ben bugüne rağbet eden Müslümanlar’ın büyük çoğunluğunun, 14 Şubat’ın bir Hıristiyan bayramı olduğunu bilmediklerini düşünüyorum. Medyadaki yayınların etkisinde kalarak sadece Sevgililer Günü olduğu için sevdiklerini hatırlama adına bir şeyler yaptıklarını tahmin ediyorum.
* * *
Dînî bir gün olması ve kişinin inancını ilgilendirmesi sebebiyle “Ortodokslar’ın bile kutlamadıkları bir gün hakkında bir Müslüman olarak bizim de bir görüşümüzün ve bakışımızın olması gerekmez mi?” diye düşündüm ve biraz araştırdım.
Tarihçesine baktığımda, putperest Romalılar’ın sürülerini kurtlardan korumaları için tanrılarına kurbanlar kestikleri 15 Şubat Lupercalia Bayramı’nın sonraları sevgililer bayramına dönüştüğünü gördüm..
Rivayete göre, İmparator 2. Claudius savaşı olumsuz etkilemesin diye askerlere evlenmeyi yasaklar. Fakat Rahip Valentine bu yasağa uymaz ve sevgililer arasında gizliden gizliye nikah kıyar. Tabii çok geçmeden yasağı deldiği ortayla çıkar ve idama mahkum edilerek hapse atılır.
İmparator bir putperesttir. Valentine ise tevhid inancı üzere bir mümindir. İmparator, Aziz Valentine’e Hristiyanlığı bırakıp Roma’nın tanrılarına tapması karşılığında kendisini affedeceğini teklif eder. Valentine dininde kalmakta ısrar edince, miladi 270 yılında 14 Şubat’ı 15 Şubat’a bağlayan gece idam edilir.
* * *
Hıristiyanlık yayılıp Avrupa’da kabul gördükten sonra 496 yılında da Papa Gelasius, Aziz Valentine’i onurlandırdmak için 14 Şubat’ı Valentine Günü ilan eder.
Ancak Valentine gençleri günahtan kurtarmak için nikah kıyarak ilişkileri meşrulaştırırken sonraları onun adına kutlanan günde ilişkilerin gayri meşru (kızların isimlerini birer kağıda yazıp masa üzerindeki bir sepete koymaları, delikanlıların da kura çekerek paylarına düşen kızlarla birlikte olmaları gibi) mecralara aktığı görülür hatta bir ara gençlerin ahlakını ifsad ettiği gerekçesiyle din adamlarının teklifiyle İtalya’da yasaklanır..
Fakat 14 Şubat, 1800′lü yıllardan sonra da “Sevgililer Günü” olarak Batı’nın toplumsal bir olayı haline gelir. Sevgililer birbirlerine kırmızı güller hediye ederler ve kutlama kartları gönderirler.
Hülasa Sevgililer Günü diye bilinen 14 Şubat Katolik dünyasının dini bayramlarından biridir.
* * *
Allah katında hak din İslam’dır (l-i İmran,19)) ve Allah katında İslam’dan başka hiçbir din makbul değildir (l-i İmran, 85). Dolayısıyla hak din mensupları başka dinlere ait bayramları kutlayarak onlara dînî konularda benzemekten kaçınmak durumundadır. Hz. Peygamber de dini inanç, örf, dini kisve, dînî davranış, ibadet ve dini adetlerde başka din mensuplarına benzemekten bizleri sakındırmıştır.
Tevhit inancına sahip bir Müslüman’ın hak katında makbul olmayan inançlara simge olmuş her şeyden uzak durması, inancının duruluğunu koruması için gereklidir.
Tabii ki, benzemekten kaçınmak sadece dînî konulardadır, yoksa hiçbir zaman ilim ve teknolojinin ve diğer çağdaş gelişmelerin reddi anlamında değildir.
* * *
Hıristiyan olduğu halde bir Ortodoks dahi kendisine ait olmayan bir günü kutlamayarak duyarlılık gösterirken bir Müslüman neden aynı duyarlılığı göstermesin ki?!
Ayrıca inancımıza göre kadın ile erkek arasındaki sevgi ve aşka dayalı ilişkiler nikah varsa meşrudur. Sevgililer Günü’nde daha ziyade nikahsız ilişkiler öne çıkmaktadır. (İtalya’da bir zaman yasaklanmasının temelinde de nikahsız ilişki yatmaktadır.) Valentine’s Day’de hatırlanan sevgi, eşler arasındaki meşru sevgi ise bu bir Katolik için gayet normaldir. Ama Müslüman çiftlerin birbirilerine gül veya hediye vermeleri için Katolikler’e ait Valentine’s Day’i beklemeleri gerekmez ki! Hediyeleşmek için özel bir gün beklemek gerekmiyor. !
Resul Tosun



Şubat 6th, 2010 at 00:09
:)))
Canım gerçekten işte bu!!!
Yazın çok uzun olmasına rağmen çok akıcı ve gerçekten çok açıklayıcı her kelimesi ne katılıyorum herkese saygın var ama bizim milletimizin başkalarının görüşlerine inanılmaz özentisi var…
Keşke bayramlardada insanlar ellerinde çiçeklerle sevdiklerini mutlu etse ama yok nerde….
Sevgiyle kal canım:D
Şubat 6th, 2010 at 00:29
İlla kutlama yapılacaksa 14 Şubat için başka bir anlamı daha var bildiğim kadarıyla yanlışım varsa düzeltin efendim:)
şaka bir yana özentiden öteye geçemeyen bir toplum olduk,gittikçe daha fazlalaşıyor bu çaba özümüze dönmemiz için daha ne bekliyoruz anlamış değilim !!!
Sevmek,sevgiyi sığdırmak için özel bir günnü olması şart sanki,her vakitte sevelim,yoldan bir çiçek koparıp sevdiğimize verelim:)))
Kalemine sağlık yazanın,seninde yüreğine…
Şubat 6th, 2010 at 00:37
Bu tür günler zinaya teşvik eden günlerdirde aynı zamanda.Evliliğin saçma bulunduğu bir zamanda insanların tutundukları bir garabet örneği…Paylaşım için teşekkürler canımsın…
Şubat 6th, 2010 at 00:59
papatyam yazini sonuna kadar büyük bir dikkatle okudum
inan yurt disinda yasayan bir müslüman olarak ben bile bilmiyordum ve benim gibide cok kisinin bilmedigine eminim o kadar güzel anlatmissinki tebrik ederim canim
dilerim blogunu ziyaret eden herkesde okur ve anlar
müslümanlar icin hediyesleme bence en güzel kendi bayramlarimizda olmali tabiki ama nerde
yeni nesilde acayip bir batiya uyma özentisi var ne diyelim rabbim cümlesini islah eylesin
o güzel dileklerin icinde cok tesekkür ederim
sevgiler canim
Şubat 6th, 2010 at 01:02
Süper bir paylaşım, kesinlikle katılıyorum ama o gün eşi kendisine hediye almazsa küsen kişileri bile tanıyorum malesef :(
Kurban,ramazan bayramlarımız bunca heyecan ve şevkle yâdedilse keşke..
Hele ki sevgililer günü nikahsız ilişkileri ön plana çıkarmakta diye okuyunca içim cız etti… Rabbim hidayet nasip etsin…
Sevgiler papatyam :)
Şubat 6th, 2010 at 12:23
çok haklısınız.Kutluyorum sizi, elinize yüreğinize sağlık.Hediyeleşmek sünnet ama çoğu kimse bunu bilmiyor.Neyi kutladıklarını bilmiyorlar.Hele karı kocalara BİZ SEVGİLİ DEĞİLİZ laflarına nasıl kızıyorum anlatamam.Hediyeleşmek sünnet.Hediye almak için Sevgililer Gününü beklemeye ne gerek var….
Şubat 6th, 2010 at 14:02
Papatyacım gerçekten çok bilgilendirici bir yazı olmuş,nasıl oldu da ben bu konuyu hiç araştırmadım ve bilmiyorum dedim kendi kendime.Sevgililer gününü kutlamıyoruz biz de eşimle çünkü sadece bize özel bi gün değil,herkes kutluyor ama senin yazınla birlikte bir sebep daha eklendi kutlamamamız için artık.Biz sadece bize özel günleri (tanışma yıldönümü,ilk seni seviyorum deme yıldönümü gibi :) kutluyoruz,tabii bunlar hediyeleşme bahaneleri,insanın sevgisini anlatmasında gün,saat sınırlı olmamalı bence de.
Güzel yazın için çok teşekkürler,sevgiyle kal..
Şubat 6th, 2010 at 20:21
sevgili papatyam o kadar güzel bir konuya değinmişsin ki seni kucaklıyorum tatlım.
bu sevgililer günü çılgınlığına gelince .bu sadece bir pazarlama taktiğidir.
Bize ne başaklarının bayramından.bizim o güzel bayramlarımız noelden ,sevgililer gününden kat kat güzel ve özeldir.
yani başkalarının bayramlarına verilen önem bizim kendi bayramlarımıza verilseydi tüm dünya bizim bayramlarımızı ,kendillerimizi kutlardı.
Lütfen bu tarz oyunlara gelmeyelim gelenleri uyaralım.
Bizim kültürümüze ve dinimize ters davranılaş bunlar unutmayın..
sevgimle:)
Şubat 7th, 2010 at 21:26
Papatyam yazıyı okudum.. vallahi ben 14 şubatı seviyorum :) hediyeleşmek kısmını çok sevmiyorum ama bir gül alsam fena olmaz hani :)
anneler gününün de çıkış yeri yine biz değiliz(mother day),babalar gününün de (father day) ,ama o günleride çok seviyorum.. annem ve babam bile o günlerde bir çiçek veya hediye bekliyor … :)
öpüyorum..
Şubat 9th, 2010 at 15:16
Yaa arkadaşlar ne kadar katı söylemler bunlar,nasıl unutursunuz her olayda en önemli şey niyettir. Tamam Papatya Hanım genel kültür olsun diye bu bilgilendirmeyi yapmış sayalım. Ne kadar çok insanın günahına girdiğinizin farkındamısınız? 14 Şubat kutlamayarak sevap kazandınız, kutlayanları Hristiyan bayramı kutlamakla suçlayarak kul hakkı yediniz? Kul hakkı yemek en büyük günahlardandır. O gün bahanesiyle karısına gül alıp onu mutlu eden adam Hristiyan bayramı kutladığı için günaha mı giriyor, hayat arkadaşını mutlu ettiği için sevap mı kazanıyor.
Hele Cahide Hanım’ın gerçek olduğuna bile inanmak istemedim, zinaya da teşvik ediyormuş ya 14 Şubat garabeti, daha ne olsun…
Tekrar etmek istiyorum, niyettir işin özü arkadaşlar, Allahu Teala sizin niyetinizi yanlış anlamaz korkmayın!!