Pazar günü Çavuşbaşı’nda aile dostumuz Emriye teyzemin bahçesinde iftara gittik. Yılların süre gelen dostlarıyla hep bir arada olmak, kakara kikiri eşliğinde, üstelik de açık havada iftar yapmak çok eğlenceliydi.
Geçen gün dediğim gibi, pazartesi günü yine bizde toplandık ve ben Ramazan’a kadar mükellef sofralar kurmaktan uzak duracağım. (tabi farklı misafirler gelirse o ayrı)
Bu sabah sevgili blogcanım Zeynep hatuna kahvaltıya gittik. Benim liseden arkadaşım Betülümle ortak arkadaşım çıktı Zeynebciğim
Onunla beraber Üsküdar’da buluştuk ve taa Karagümrük’e gittik.
Bu sabah kahvaltıda 4 güzel hatun misafirimdi. Birlikte bol muhabbet ve iki demlik çayla enfes bir kahvaltı yaptık. Güldük, eğlendik, blog alemini çekiştirdik
Bir bayramı hatta koca bir ayı geride bırakıp, yılın son ayı olan Aralık ayına başladık bile. Zaman ne kadar da hızlı geçiyor değil mi? Hızlı geçen zamanın içinde çok şükür ki böyle güzel bayram günleri var da uzun zamandır görmediğimiz akrabalarımızı, arkadaşlarımızı görüp hasret giderme imkanı buluyoruz.
Ablamların adeti iki bayramda da bayramın ikinci günü kahvaltıya bize gelmek. 3-4 yıldır böyle bu. Afra ablamlar kesin geliyor ama bazen Rümeysa ablamlar üçüncü gününe ancak gelebiliyorlar. Bu bayram hem iki ablam, hemde Ankara’dan gelen amcamlar hep bir arada kahvaltıdaydık. Kalabalalık kahvaltılara bayılıyorum ama bu kalabalık bayramlarda daha da güzel oluyor.
Seneye bu grubu kısmet olursa Esra ablamlarda eklenecek ;hatta belki Cüneydler (pişt okuyor musunuz öyle sabah uyumak yok, kalkın da gelin.)
Gerçi Cüneydler biz sofradan kalktıktan yarım saat sonra filan geldiler, seneye daha erken bekliyoruz efendim
İkinci günü kahvaltıya gelme adeti onlardan, ilk gün kesilen kurban etinden kahvaltıya kavurma yapmak da annemden
Gerçi bana sabah sabah kavurma yemek ağır geliyor pek yemiyorum ama özellikle erkekler bayılıyor
Tam sofranın yazısını yazmak için açtım sayfayı, gözüm yine mercimek köftesine gitti. Çok seviyorum çok. Yine yapmak lazım! Gerçi bu sofradakileri ben değil Aysultanım yapmıştı
Cerenimomuz, ortanca çiçeğimiz Ceren hanım (e tabi hanım oldu artık üniversiteli ya..) 29 Ekim tatilinde evine teşrif etti. Bir aylık hasret hepimize uzun gelmişti, ilk kez ayrılınca. Ben geleceği gün belli olur olmaz hemen özledik seni partisini tertib ettim. Ya Rabbim maksat yemek olsun da, özledik seni, güle güle, hoşgeldin her türlü toplantıyı yapabiliriyoruz
Rabbim ağzımızın tadını bozmasın yeter ki..
Havalar soğumadan önce Afra ablama oturmaya gitmiştik. Bize enfes bir sofra hazırlamış canımıniçi.
Misafirlerinize yapmak için fikir olması açısından paylaşayım menüyü..
Menümüzde:
Mübarek Ramazan ha geldi, ha gelecek derken eli kulağında artık
Şunun şurasında 11 koca ay geçti de 4 gün kaldı bile.
Ben de Ramazan’a girmeden şöyle ağız tadıyla, keyifle ve uzuuuun bir kahvaltı edelim sevgili Aysultan’ım ve ciciannemlerle birlikte dedim. Hem ortanca cici kardeşimin üniversiteyi kazanmasını ve yerleşmesini kutlarız diye..
Ya Rabbim öncelikle sözüme “kıskananlar çatır çatır çatlasın”, kıskançlığından gitsin birilerine “asılsın” diye başlamak istiyorum. Bu lafımı da anlayan anlar merak etmeyin
Cicişler de biz de oturduğumuz apartmanların en üst katında oturuyoruz ne yazık ki
Bundan sebep görüşmeleriz sekteye uğruyor bazen
Ama ne sekte, saat 16.00′da canımız kahve içmek istese, hemen bir alo diyoruz ve hemencik gidiyoruz. İki güne kalmaz onlar burnumuzda tüter, hadi gelin deriz. İki gün aramazsak birbirimizi üçüncü gün biri mi hasta bişey mi oldu diye merak ederiz 













Son Yorumlar